← Tüm Dini Hikâyeler ve Kıssalar · Kategori: İslami Kıssalar · Okuma süresi: 1 dk
Kârûn'un Hazineleri
Servetini kendi bilgisine bağlayan Kârûn'un ibretli sonu.
Kârûn, Hz. Mûsâ'nın kavmindendi, fakat onlara karşı azgınlık etti. Allah ona öyle hazineler vermişti ki anahtarlarını güçlü bir topluluk bile zorlukla taşırdı.
Kavmi ona öğüt verdi: Şımarma; Allah şımaranları sevmez. Allah'ın sana verdiği nimetlerle ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk arama.
Kârûn ise, bu servet bana ancak bendeki bilgi sayesinde verildi, dedi. Bir gün süslü bir şekilde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler, keşke Kârûn'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi, dediler. İlim sahibi olanlar ise, yazıklar olsun size; iman edip salih amel işleyenler için Allah'ın mükâfatı daha hayırlıdır, diye karşılık verdiler.
Sonunda Allah, Kârûn'u da evini de yerin dibine geçirdi. Onu Allah'a karşı koruyacak hiçbir topluluk çıkmadı.
Dün onun yerinde olmak isteyenler şöyle demeye başladılar: Demek ki Allah rızkı dilediğine bol, dilediğine kısıtlı veriyor. Allah bize lütfetmeseydi bizi de batırırdı. Kıssa, servetin bir imtihan olduğunu ve başarıyı yalnızca kendine bağlamanın insanı nasıl kör ettiğini anlatır.
Kaynakça ve Referanslar
- Kur'ân-ı Kerîm (Arapça asıl metin): Vahiy — Hz. Muhammed'e (s.a.v.) indirilmiştir Kur'ân-ı Kerîm Arapça asıl (mushaf); ayet konumları yalnızca doğrulama için api.alquran.cloud üzerinden kontrol edildi
- Kasas 76–82 ()