← Tüm Dini Hikâyeler ve Kıssalar · Kategori: İslami Kıssalar · Okuma süresi: 1 dk
Hendek'te Câbir'in Sofrası
Açlık günlerinde küçük bir sofranın bütün orduya yetmesi.
Medine'yi korumak için hendek kazılıyordu. Müslümanlar günlerdir neredeyse hiçbir şey yememişti. Kazı sırasında çok sert bir kayaya rastladılar ve Peygamberimize haber verdiler. Peygamberimiz hendeğe indi; açlıktan karnına taş bağlamıştı. Kazmayı alıp kayaya vurdu ve kaya ufalanıp kuma döndü.
Câbir b. Abdullah, Peygamberimizin bu halini görünce dayanamadı. İzin alıp evine gitti ve hanımına, evde bir şey var mı, diye sordu. Biraz arpa ve küçük bir keçileri vardı. Keçiyi kestiler, arpayı öğüttüler ve yemeği ocağa koydular.
Câbir Peygamberimize gelip, az bir yemeğimiz var; siz ve bir iki kişi buyurun, dedi. Peygamberimiz yemeğin miktarını sordu ve, hem çok hem güzel, dedi. Hanımına, ben gelene kadar tencereyi ocaktan indirmesin, ekmeği de tandırdan çıkarmasın, diye haber gönderdi. Sonra muhacirlere ve ensara, kalkın, dedi.
Câbir telaşla eve koştu; kalabalığı duyan hanımı, Peygamberimizin yemeğin miktarını bilip bilmediğini sordu. Câbir evet deyince içi rahatladı. Peygamberimiz ekmeği bölüyor, üzerine et koyuyor ve tencereyle tandırın ağzını kapatarak dağıtıyordu. Herkes doydu ve yemekten yine de arttı.
Bu hikâye, sahabenin yokluk içindeki fedakârlığını, Peygamberimizin ashabıyla aynı sıkıntıyı paylaşmasını ve bereketin paylaşmakla geldiğini anlatır.
Kaynakça ve Referanslar
- Sahîh-i Buhârî, hadis no. 4101: Muhammed b. İsmâil el-Buhârî (ö. 870) Arapça asıl metin (konum referansı: sunnah.com)
- Meğâzî (Buhârî)